Bugun...
MAT ve PAT olan nedir?


Rafet Ulutürk
rafetuluturk@yahoo.com
 
 

12 Mayıs seçimlerinde Hak ve Özgürlük Hareketi MAT olurken, PAT olan nedir? Satranç oyunundan aldığım bu iki terim son günlerde bütün göçmen kahvelerinde, köyde ve kentte tartışma konusu oldu.
 
Önce MAT olayını etraflıca açalım. Bu kavram HÖH partisinin aldığı seçim sonuçlarıyla ilgili kullanılıyor. 200 bin soydaşımızın yaşadığı Bursa'da HÖH/DPS'ye 15 bin oy çıktı. Bu MAT olma değil de nedir? Bulgaristan'da ise Türk, Pomak ve diğer Müslümanların HÖH'ün "Hepiniz sandık başına" çağrısına bu defa uymadı. Bulgaristan’da oy vermeyenlerin % 54 olması, yorumsuz da anlaşılıyor. Türklerim kalbi merkezinde Kırcaali’de ise oya %36’sı anca gidebildi. Demek oluyor ki siyasi partilere tepkiler çok büyük.
 
Durum öyle gelişti ki, seçimlerden sonra iki hafta geçmesine rağmen HÖH Başkanı ciddi, esaslı bir analiz ve değerlendirme yapamadı. Hiç olmadı zahmet edip sandık başına gidenlerin bekleyişlerine yanıt dahi vermedi. Pek tabii ki, bugün yani seçimlerden 11 gün sonra 23. Mayıs 2013'te L. Mestan çok mutlu.
 
Neden mi? Cumhurbaşkanı Plevneliev eski Başbakan Borisov'a hükümet kurma süresi vermiş, o da sol eliyle aldığı yetkiyi sağ eliyle geri vermiş. Olmayacak işe "Âmin" demem, teşekkür ederim, demiş geri vermiş.
 
Ardından Cumhurbaşkanı Sosyalistlerin lideri S. Stanışev'i aramış ve bir uzman hükümeti kurması için süreyi Plamen Oreşaeskiye vermiş. Bu işe Oraşarski soğukkanlı uzanırken, L. Mestan ateşlenivermiş. Biz yine hükümet olacağız havalarına giriyor. İş Allah...
 
L. Mestan'ın, "Biz Türkiye'den oy gelmese de başarılıyız!" sözlerini şimdi yorumlamak istemiyorum. Bu, biraz da Allah’ın verdiği nimeti eliyle itme anlamına gelir. Soydaş oyları 23 yıldır dört gözle beklenirken, şimdi ne oldu acaba?
Bir düşünelim bu defa da soydaşlardan 110 bin oy gelmiş olsaydı HÖH/DPS 45 milletvekili ile parlamentoyu ırgalardı.
 
TARİHSEL BAŞARI SAYFASI YAZARDI!
Öyle ama artık seçmenlerimiz sandık başına gitmeden tepki gösterecek kadar uyandı. Bu, HÖH partisi lider ekibinin 1990'dan buyana kurucu zihniyetten ve öz kitlesinden aldığı en büyük ve çok sert bir tepkidir. Bulgaristan Türkleri açısından bir darbe değerinde olan bu tutum, HÖH politikasını yere serdi ve pes etti. Politik MAT'ın gerçek anlamı işbu tepki ve zaferdir. Bu zafer sandıktan çıkmadı, kamuoyunun bir tepkide bütünleşmesinde ifade buldu.
 
Biraz geriye dönerek, seçim öncesi günlere bir göz atarsak, HÖH Başkanı L. Mestan ile Başkan Yardımcısı Hr. Biserov'un neden en fazla Vratsa, Mihaylograd, Vidin gibi Romların yoğun yaşadığı illerinde haftalarca kalıp propaganda yaptığı ortaya çıkar. Sebebi, artık Türklere ve Pomaklara söz geçirememeleridir. Bu seçimde boş vaatlerle Türkçü seçmenden oy alamayacaklarını zamanında anladılar. Onlar, hesap kitap yapmadan, bunu fark edince de HÖH partisinin tabanını değiştirmeyi denediler. Bizdeki nüfusun dörtte bir olan Çingenler'den 70 Milletvekili çıkar hayaline kapıldılar. Çingeneler politikacıların ağzına değil eline bakıyorlar.
Aynı zamanda, HÖH politikasına farklı yön verenlerin kendi bataklıklarına dönmek hevesinde olduğu da gözden kaçmadı.
Bu yüzden L. Mestan ile Hr. Biserob Demokratik Güçler Birliği (ölmüş SDS) bataklığında sağlam zemin aradı. Bu çaba da boşunaydı. Ne de olsa, bu politik bataklıkta ayakta kalan sokak serserilerinden birkaç oy aldıkları gün gibi ortada. Bir de vergisini ödeyemeyen esnafa ve küçük üreticiye verilen vaatler var.
Sosyalist Parti Başkanı S. Stanişev "yeni kabineyi, sevilen maliyeci Plamen Oraşarski yönetiminde birlikte kurmayı" teklif edip görüşmeler başlayınca, HÖH Başkanı L. Mestan sevinçten tökezlese de, hemen toparlandı. En önemli isteğimiz "verginin % 10'nu aşmamasıdır" dedi. "Anlaşamayacağımız konu yok" dedi.
 
Türk çocuklarına ana dilinde anaokulları açılması, devlet ve belediye okullarında Türk öğrencilere zorunlu Türkçe okutulması" gibi temel isteklerimizi yine unuttu. Çünkü DSP programında böyle bir şey yok. Onun için önemli olan Türklük davası ya da hak ve özgürlükler savaşı değil, burada önemli olan iktidarda olma hırsıdır. Öz ve temel isteklerimizi yerine getirmeyecek olan bir hükümete katılmanın hiçbir anlamı yoktur ve olamaz. Seçim öncesi Türkçe ceza aldım diye sevinen kahraman yok ortalıkta.
 
Politikanın son hedefi iktidar olmak olsa bile, yeni hükümet bizim özel isteklerimizden hiçbirini gerçekleştirmeyecekse, iktidarsızlık yani muhalefet olmak tercih edilir. Gerçek bir Türk için politik onurluluk önemli bir erdemdir.
Koalisyon ortaklığına ya da Sosyalist kabineyi dışardan destekleme gibi hesaplar yapan HÖH/DPS politikasının MAT oluşu Bulgaristan Türklerinin öz kültürü olan bir kimlik olarak yok olması anlamına gelir mi?
Cevap: Türk kimliğimizin silinmesi sürecini hızlandırabilir. Ne yazık ki, adaletin tamamen ortadan kaybolduğu bir zamanda yaşıyoruz. İlkelere bağlı kalmayan partilerin yozlaşmasına tanık oluyoruz. Türklerden ve Türklük geleneklerinden kopan bir Türk partisi olamaz! HÖH/DPS özüne dönmezse bundan böyle yaşam gücü ve ortam bulamaz.MAT haliyle politik oyundan çıkması zorunludur.
 
Sakız gibi gevelenen, Plamen Oraşarski tarafından kurulacak Sosyalist Parti hükümetinin, koalisyon ortaklığına katılmamak şartıyla, HÖH/DPS ve aşırı milliyetçi ATAKA partisi tarafından desteklemesi hesaplarına gelince, bunlar evde yapılmış hesaplardır ve pazara uymadığı görünüyor.
 
Yorum yapmak istemiyorum. Bu açılım son HÖH kalıntılarını tamamen bitirebilir, aslında iyi de olur. Partiyi Bulgaristan politik tarihinden ebediyen silebilir. Bu adım atıldığı taktirde, Romlara beklentileri üstüne bir bardak soğuk su içmelerini tavsiye ederim.
 
Demokratik Güçler Birliği (bir zamanın SDS'i) diriltilemez. HÖH/DPS bu gibi hayallere kurban edilemez. Türkler partisini SDS bataklığına itmeyi düşünenler artık hesap vermek zorundadır.
Süregelen politik, ekonomik ve sosyal PAT durum da son seçim sonuçlarından doğdu. Durum şöyle özetlene bilinir:

 

  1. GERB süreyi iade etmiştir. ATAKA partisi ile görüşmemiştir. Seçeneksizliği kabul etmiştir.121 oyu bulamamış ve durumu zorlamamış yeni seçimler için vitesi yükseltmiş tır.
  2. BSP ile HÖH oyları hükümet kurmaya yetmiyor. Fakat yöneticilerinin aynı anlayışı taşıyan ATAKA koalisyon dışı kalıp, meclis içinden destek vermeyi kabul etmiyor. GERB bir uzmanlar hükümetine meclis içi kısmı destek verir mi, hala bilinmiyor.
  3. Öte yandan B. Borisov seçimlerin yeniden yapılması için Başsavcılığa başvurmuş. Yani kısaca seçimler daha da karıştırdı durumu ve çıkmaz sokağı girilmiş oldu…
PAT durumun bugünkü politik anlamı nedir?
Eski ile yeninin çarpıştığı zaman, iki kesimin içinde bocalamaktır.
MAT durumdan çıkış yolu yeni bir parti kurmak veya…
PAT durumundan çıkış yolu ise yeni parlamento seçimlerinden geçer.
Bu yeni seçimlerde de artık eski 1990 kalıntılarının temizlenmesi demek oluyor bu da bizim yorumumuz, kalın sağlıcakla.


Bu yazı 1351 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI